Kerkük’te neler oluyor?

Kerkük’ün Irak merkezi hükümetinin aldığı ‘kamu kuruluşlarında sadece Irak bayrağı asılacak’ kararına uymaması ve YNK ile KDP’nin petrol zengini kentin Federe Kürdistan Yönetimi’ne bağlanması için referandum kararı alması DAİŞ saldırıları nedeniyle askıya alınan statü tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Güney Kürdistan’ın Kerkük kentinde bayrak krizi sürerken, KDP ile YNK bağımsızlık referandumu hazırlıklarını yürütmek için ortak komite kurdu. Referandumun bu yıl içinde yapılması planlandığı belirtildi. KNK de “Kerkük’te Kürdistan bölge bayrağının kullanılması meşru haktır” diyerek Kerkük İl Meclisi ile Valiliğin kararına destek verdi.

Güney Kürdistan bayrağı çekilmişti

Irak Merkezi Hükümeti’nin tüm kamu kuruluşlarında sadece Irak bayrağı çekilmesi kararına karşı çıkan Kerkük’te, Federe Kürdistan Yönetimi’ne bağlanma için il meclisinde başlatılan siyasi çalışma yeni bir kriz doğurdu. Türkmen ve Arap üyelerin boykot ettiği, 26 Kürt üyenin katılımıyla toplanan Kerkük İl Meclisi’nde geçen hafta Salı günü yapılan oylamada kentteki kamu binalarına Irak bayrağının yanında Güney Kürdistan bayrağının asılması kararı kabul edilmişti. Kararın ardından İl Meclisi ve Kerkük Valiliği ile diğer kamu binalarına Kürdistan bölgesinin bayrağı asılmıştı.

Kerkük Valisi de kararın arkasında

İl Meclisi’nin ardından Kerkük Valisi Necmeddin Kerim de Irak parlamentosunun kentteki kamu kurum ve kuruluşlarına yalnızca Irak bayrağı asılması yönündeki kararını uygulamayacağı açıklamıştı. Kerim önceki gün yaptığı açıklamada “Irak Meclisi’nde alınan karar yasal değil. Aceleye getirilen bir karardır. Kerkük yerel hükümeti olarak bu kararı uygulama yükümlülüğümüz de yok” dedi.

Kerim’e göre Kerkük’ün siyasi geleceğini bayrağın dalgalanması ya da indirilmesi belirleyemez: “Bayrağın göndere çekilmesi kentin Kürdistan’a bağlanacağı anlamı taşımaz.”

Kerkük İl Meclisi Başkanı Rebiwar Talabani de düzenlediği basın toplantısında Güney Kürdistan bayrağını indirmeyeceklerini söylemişti.

KDP ile YNK referandum için anlaştı

Kerkük’teki gelişme üzerine Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) pazar günü referandum ve bağımsızlık konularını görüşmek üzere Mesud Barzani başkanlığında toplandı. Alınan bilgiye göre KDP-YNK üst düzey toplantısı, 3 saat sürdü. Toplantı sonrası yapılan ortak yazılı açıklamada Kerkük, referandum, bağımsızlık ve iç durumla ilgili konulara değinildiği ifade edildi.

Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkı var

Açıklamada “Kürt halkının kendi kaderini tayin için oylama düzenleme hakkı bulunduğu ve siyasi ile idari geleceğine karar vermenin doğal hakkı olduğu” vurguları yapıldı.

İki parti ortak komisyon kurdu

Saatler süren toplantı sonunda KDP ile YNK’li yetkililer, halkoylaması için gereken mekanizmanın kurulması amacıyla ortak bir komite kurulması ve bağımsızlık referandumun da bu yıl düzenlenmesi kararı aldı.

Destek arayışları başladı

KDP sözcüsü Mahmud Muhammed de Rudaw’a yaptığı açıklamada, KDP-YNK ortak komitesinin bölgedeki diğer Kürt partilerini de ziyaret edeceğini duyurdu. Muhammed, komitenin hem Bağdat’taki merkezi yönetimle, hem de komşu ülkelerle bağımsızlık üzerine müzakere başlatacağını da söyledi.

KNK bayrak kararına destek verdi

Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) de “Kerkük’te Kürdistan bölge bayrağının kullanılması meşru haktır” diyerek Kerkük İl Meclisi ile Valiliğin kararına destek verdi. 30 Mart’ta yaptığı yazılı açıklamada KNK, Kerkük’ün özel konumuna dikkat çekerek, “Kerkük halkların ve kültürlerin birlikte yaşamının sembolüdür” vurgusu yaptı.

Rojava modeli örnek alınmalı

KNK ayrıca Güney Kürdistan ve özellikle de Kerkük’ün demokratik özerk yönetim modeliyle halkların eşit şekilde yaşadığı Rojava’daki tecrübelerden de yararlanabileceğini ifade etti.

Kürtler kararın arkasında durmalı

Kürdistan halkına hizmeti esas alan her adıma destek vereceklerinin altı çizen KNK açıklamasında şunları belirtti: “Kürdistanlılar büyük bir sorumluluk ve ciddi siyasi taleplerle birlikte bu kararın arkasında durmalıdır. Kerkük ve çevresinin Kürdistanlılığına karşı faaliyet yürütülmesine izin verilmemelidir. Ve bununla birlikte aynı zamanda Kürdistan’ın çok renkli, çok dinli, farklı inanç ve kesimlerin yaşadığı bir ülke olduğu ülke olduğuna dikkat çekilmelidir.”

Kerkük Kürdistan’ın parçasıdır

Kerkük’te Kürdistan bölgesi bayrağının resmi kurumlarda kullanılmasının meşru bir hak olduğunu ifade eden KNK “Kerkük vilayetinde farklı halk ve kesimlerin yaşadığı doğrudur fakat Kerkük Kürdistan coğrafyasının bir parçasıdır” denildi. KNK, Kerkük İl Meclisi’nin kararını desteklediklerini yineleyerek, “Bu karar karşısında Türkiye’nin göstermiş olduğu tepki ve ortaya koyduğu rahatsızlıkları kınıyoruz” dedi.

Petrol zengini Kerkük paylaşılamıyor

ABD’nin 2003’te Irak’ı işgali sırasında Kürt güçleri Kerkük’ü fiilen ele geçirmiş, kente yoğun bir Kürt göçü yaşanmıştı. 2005 yılında yazılan Irak Anayasası’nın 140. maddesine göre, Kerkük’ün statüsü, devrik diktatör Saddam Hüseyin döneminde Kerkük’ten zorla göç ettirilenlerin geri dönmesi, ardından Kerkük’te nüfus sayımı yapılması ve kentin statüsü hakkında referanduma gidilerek nihai durumun belirlenmesi olarak öngörülüyordu ancak çeşitli nedenler ve anlaşmazlıklar sebebiyle bu madde henüz uygulanamadı.

YNK Güney’e bağlanmasını istiyor

Bağdat, Kerkük’ün idari olarak merkezi yönetime bağlı olduğunu belirtirken, Kürtler ve özellikle kentte hakimiyet süren YNK, Kerkük’ün Güney Kürdistan’a bağlanmasını talep ediyor. Türkmenler ise buna karşı çıkarak Kerkük’ün özel statüye sahip olmasını istiyor. Kent nüfusu, büyük ölçüde Kürt, Türkmen ve Araplardan oluşuyor.

1970’ten beri statüsü tartışmalı

Kerkük’ün statüsü ilk kez Saddam Hüseyin ile Kürtler adına Molla Mustafa Barzani arasında imzalanan 11 Mart 1970 deklarasyonu hükümleriyle belirlenmişti. Deklarasyona göre dört yıl içinde bir referandum yapılacak ve Kerküklülerin referandum sonrasında otonom bir Kürt yönetiminde mi yoksa Arap yönetiminde mi yaşamak istedikleri ortaya çıkacaktı. Ancak Saddam bu referandumun yapılmasını daha sonra engelledi. Bugün Güney Kürdistan olarak bilinen bölge de aynı deklarasyonla belirlenmişti. Kerkük’ün statüsü o tarihten beri bir sorun olarak duruyor.

DAİŞ’le savaş kararı erteletmişti

KDP Başkanı Mesud Barzani 2016 yılı Ocak ayında meclisteki parti temsilcileriyle biraraya geldiği toplantıda, bağımsızlık için referandum komisyonu kurulmasını kararlaştırdıklarını açıklamıştı. Ancak bu karar DAİŞ saldırılarının başlamasından sonra uygulanamadı. DAİŞ, en son 21 Ekim’de Kerkük’e de saldırmış ancak YNK peşmergeleri ile HPG ile YJA Star gerillaları ortak savunma hattıyla çeteler püskürtülmüştü.

Son dönemlerde ABD’nin öncülüğündeki koalisyonun da desteğiyle Irak ordusu ve Kürt güçleri, DAİŞ’i Irak’ta geriletmişti. DAİŞ’in elindeki son kent olan Musul’da da ordu ilerleme sağlamış durumda.

KERKÜK/HEWLÊR
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA