Demokrasiyi Geliştirmek için AKP’nin Faşist Politikalarına Müsaade Etmeyelim.

Basına ve Kamuoyuna ”

Demokrasiyi Geliştirmek için AKP’nin Faşist Politikalarına Müsaade Etmeyelim.

Faşist AKP’nin yöneticileri ve Bakanları Türkiye, Kürdistan ve Avrupa’da ki yükselen HAYIR kampanyalarına karşı tahrik edici politikalar izleyerek nefret ve karşıtlık politikasını referandumu gerekçe yaparak Avrupa’ya taşımak istemektedir.

Uluslararası ve Avrupa ülke yasalarına göre faşist ve ırkçı söylemler yasaktır. Bunu yapan parti ve siyasetçilere müsaade edilmemektedir. Buna dayanarak AKP’li bakanların ve kurmayların konuşmacı olarak katılacağı etkinlikler Hollanda, İsviçre ve Almanya’da iptal edildiler.

Avrupa hükümetleri ve devletleri bugüne kadar DAIS zihniyetli ve destekçisi AKP politikalarını desteklemiştir. Bu politikalar, Kürdistan ve Türkiyeli muhalifler tarafından hep eleştirilmiş, bu yanlış politikaların düzeltilmesi için çağrılar yapılmış ve rahatsızlıklar dile getirilmiştir. Türk devletinin konsoloslukları ve camileri ajan merkezleri haline getirerek Avrupa içişlerine müdahale ettiği gibi, başta Kürtler olmak üzere tüm muhalifleri kirli yöntemlerle Avrupa’da da yok etmeyi planlayarak hukuki ve siyasi bir suç politikalarını Avrupa’ya taşımayı istemektedir.

AKP´li bakanlar ve kurmayların ırkçı, inkarcı ve katliamcı politikalarını Avrupa’ya taşımasina müsaade etmeyen Avrupa ülkelerinin tavırları yerinde ve doğru politikalardır. Umarız bu politikalar sonradan siyasi ekonomik çıkar ilişkilerine kurban edilmez ya da dengeleme politikaları yaparak Kürtler, kurumları ve muhalifler kurban yapılmaz.

AKP-MHP faşist ittifakı Türkiye ve Kürdistan’da onlarca şehrin yakıp yıkarak yüzlerce sivilin katletmiştir. Akademisyenleri barış taleplerine baskıyla cevap vererek susturmak istemiş, eleştirisel yazılar yazdığı için 3000 gazeteciyi işinden etmiş, yüzlercesini tutuklamıştır. Halkın iradesiyle seçilmiş belediyelere kayyum atayarak, seçilmiş milletvekilleri ve eş başkanları siyasi rehin alarak ülkeyi açık bir diktatörlüğe ve faşizme götürmek istemektedir. Bu gidişata, tek adam diktatörlüğüne her demokrat ülke ve kişinin karşı çıkması demokrat olmanın gereği ve ahlaki bir zorunluluktur.

Demokrasi, eşitlik ve özgürlükleri savunan Avrupa kamuoyu ve Hükümetlerinin AKP’nin faşist politikalarına karşı tavır almaları önemli ve değerli olduğu kadar Türkiye demokrasisine ve Kürt sorunun demokratik çözümüne de katkı sunmaya hizmet edecek demokrasi güçlerine siyasi moral olacaktır.

Tüm baskıların ve anti-demokratik uygulamaların azgınca sürdüğü bir ortamda demokratik ve özgürlükçü oldukları sahtekarlığını propaganda eden AKP-MHP faşist ittifakı başta Türkiye, Ortadoğu olmak üzere Avrupa’da da geliştirdiği faşist dalgayla halklar açısından bir tehlike oluşturmaktadır. DAIS’i destekleyen ve finanse eden AKP çeteleri Avrupa’nın bu iptalleri karşısında demokratik hak ve özgürlüklerden bahsetme pervasızlığına başvurmaktadırlar. Avrupa Birliği’nin (AB), istenen ilerlemenin sağlanmadığı alanlarda Türkiye’ye tam üyelik müzakereleri çerçevesinde verilen mali yardımları durdurması doğru bir adımdır. Avrupa Birliği’nin bu doğru adımını askeri alanda da yapılan iş birliği ve yardımların durdurulmasında da uygulamasını temenni etmekteyiz.

AKP-MHP çetelerinin her türlü baskı ve zulmüne uğramış biz Kürtler, aydınlar, demokratlar ve muhalif tüm kesimler yıllardır bu faşist sistemin gerçek yüzünü yüzlerce defa somut kanıtlarla ifade ederek Avrupa hükümetlerine ve halklarına anlatmanın mücadelesini verdik. Ancak Avrupa devletleri Türkiye ile olan statükocu çıkar ilişkilerini bozmamak adına üç maymunları oynamayı tercih ettiler.

Gelinen noktada AKP-MHP çetelerinin bu saldırgan ve yayılmacı yönelimleri Avrupa’da da tehlike haline almış bir noktaya gelmiştir. Camiler, imamlar ve çeşitli kurumlar üzerinden geliştirilen ajanlık vb. aktiviteler son aylarda peş peşe deşifre olmuştur. Kısacasi bir yol ayırımına gelinmiştir.

AKP-MHP faşist çeteleri Türkiye’yi bir cehenneme çevirmiştir. Ortadoğu’da yayılmacı emellerini uyguluyor, halklara zulüm ediyor. Avrupa’da yaşayan Türkiyeliler üzerinden şovenizmi geliştirerek çeteleştirmenin önünü açıyor. Avrupa devletlerinin engellemeleri AKP-MHP faşist iktidarına dur deme, faşizme tavır almak konusunda olumlu olsa da yetmez. Her türlü ekonomik ve askeri ilişkilerin derhal durdurulması uyarıcı bir tavır olacaktır.

KCDK-E olarak halkımıza, demokrat, aydın ve tüm muhalif kesimlere çağrımız şudur; gerçek yüzü açığa çıkmış AKP ve MHP çetelerini teşhir edelim, Avrupa halklarına anlatalım, AKP’ye oy veren binlerce insanı aydınlatalım. Sandıktan HAYIR çıkması için tüm gücümüzle yüklenelim.

HAYIR sesimizi güçlü duyurmak için mücadeleye ve alanlara!

KCDK-E /Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi 11 Mart 2017 / Brüksel