65 yıllık dolu dolu bir mücadelenin öyküsü: Mamoste Mehmud Önder

Mehmud Önder 20 yıl boyunca Kürt medyasında spikerlik ve program sunuculuğu yaptı. Zor günlerde öndeydi, geri çekilmezdi. İşgal ve sömürgecilik karşısında da, inatla ve güler yüzüyle çalışmalara asılırdı.

Amed’in bedeni siyah taştandır,

ve derler ki bahtı karadır.

Oysa bu taşlar Karacadağ’dan gelmiştir,

Sağlamlığı bundandır.

Amed’in çocukları da böyledir

Yüzlerinin bir yanı güleç

Diğer yanı gamlıdır.

Karacadağ gibi onların da başı sisli ve dumanlıdır.

Mamoste Mehmud Önder, Amed’in çocuklarından biriydi.

1952 yılında, Amed’in Ali Paşa Mahallesi’nde, Cemil Paşa Konağı ve Meryem Ana Kilisesi arasındaki sokakta dünyaya geldi.

Kendi ifadesiyle anlatırsak, Kore Harbi döneminde dünyaya gelmiş.

5 erkek ve 3 kız kardeştiler. Önder, ailenin üçüncü oğluydu. İlk okulu Ali Paşa’da, meslek okulunu da Sanat Okulu’nda okudu. Çocukluğu ve gençlik yıllarının bir kısmı, Ali Paşa Mahallesi’nde geçti.

1950’li ve 60’lı yıllardaki yaşam öyküsü, Ali Paşa’da, Dicle Nehri’nin kıyılarında, Hewsel Bahçelerinde, Anzele çeşmesi ve Benûsen’de geçti. Çocukluk ve gençlik yıllarındaki sokaklarda Ermeniler, Asuri-Süryaniler ve Müslümanlar birlikte yaşıyorlardı.

1970’li yılların başlarında, devrimci yaşamı başladı. O dönemin bazı hareketlerinde yer aldı, Kürdistan ve sosyalizmi savundu. Doktor Sait Kırmızıtoprak’tan, Ömer Ayna, Ömer Çetin gibi çok sayıda Kürt lider ve devrimci ile tanıştı.

1976’da Amed Karayolları Kurumu’nda işe başladı. 1978’in sonunda Yol İş sendikasına üye oldu.

12 Eylül 1980 faşist askeri darbesi ardından gözaltına alındı. Daha sonra bu gözaltılar devam etti. Ağır işkenceler gördü.

Binlerce yoldaşı gibi, o da zorunlu olarak ülkesini terk etmek durumunda kaldı. Önce, bir kaç arkadaşı ile birlikte “Binxet” olarak ifade edilen Kürdistan’ın Rojava parçasına geçti. Oradan da Lübnan’a hareket etti.

O dönem Yaser Arafat’ın başkanlığını yaptığı Filistinli El Fetih örgütünün yanında Beyrud, Seyda, Sur ve Nebadiye kentlerinde kaldı. Ancak 1982 Haziranı’nda İsrail’in Lübnan’a saldırması nedeniyle, Lübnan’ı da terk etmek zorunda kaldı.

1982 yılının sonunda, eşi ve üç çocuğu ile birlikte Suriye üzerinden Avrupa’ya çıktı. Kürt gerillasının 1984’te ilk kurşunu sıkması ve bazı savaşçıların hayatını kaybetmesi ardından, Kürt özgürlük hareketi saflarında mücadelesine devam etme kararı aldı. 1997 yılının başında, uydu üzerinden yayın yapan ilk Kürt televizyonu Med TV’de çalışmaya başladı.

İlk işi haber merkezinde çalışmak oldu. Daha sonra Medya TV, Roj TV ve Stêrk TV’de de medya alanındaki çalışmalarını sürdürdü. 20 yıl boyunca Kürt medyasında spikerlik ve program sunuculuğu yaptı.

İş hayatında son derece sakin ve alçak gönüllüydü. Günlük ilişkilerinde sabırlı ve rahattı. Çok sayıda genci eğitti ve Kürt medyasına kazandırdı.

Zor günlerde öndeydi, geri çekilmezdi. İşgal ve sömürgecilik karşısında da, inatla ve güler yüzüyle çalışmalara asılırdı.

Kürt medyasının emektarı Mahmud Önder, son yıllarda yakalandığı kanser hastalığına karşı mücadele ediyordu. Önder, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da kanser tedavisi gördüğü hastanede, 31 Ocak günü, 65 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Önder son anına kadar da çalışmalardan uzak durmadı.

65 yıllık mücadele hayatı dolu dolu geçti.