Kobanê zaferinden HDP zaferine doğru

Neler oluyor neler? Önce Nazlı Ilıcak, “oyum HDP’ye” dedi.

Ardından Fehmi Koru, barajı aşan HDP’nin yeni anayasanın yapılmasındaki rolünü tartışmaya başladı.

Bu eğilim devam edecek…

Bazıları pek hoşlanmasa da, benim düşüncem şöyle:

Nasıl Amerikalılar ve Avrupalılar DAİŞ belasına karşı Kobanê’de Kürt Özgürlük Hareketi’ne “destek” vermek zorunda kaldıysa, Türkiye’de de, laikler, ulusalcılar, cemaatçiler, liberaller, hatta kapitalistler AKP’nin freni patlamış kamyonunu durdurmak için Kürt siyasi hareketine şu ya da bu oranda, oyla, ya da söylemle, falan filan destek vermek zorunda kalacak..

Nasıl ABD, muazzam kuvvetine rağmen, Afganistan’da, Irak’ta ve Suriye’de, fundamentalist, İslamcı terör hareketini yenemediyse, Türkiye’de de, en üyük “laik” kuvvet olan ordu da, o ordunun “Kemalist” vesayeti yerine “ılımlı İslamcı ve polis vesayetini” neredeyse ilan edecek güce ulaşan Cemaat de, Cumhuriyeti kuran “ulusalcı-kuvvacı” CHP de, Avrupa Birlikçi liberal de, TÜSİAD’çı Koçlar da, Sabancılar da, Boynerler de, AKP’nin tehlikeli gidişini durduramıyor.

Ne yapsalar boş…

Erbakan’a yaptıkları gibi, “darbeyle korkutup” kaçırtmak için yaptıkları bütün hamleler boşa gitti. “Göz yumdukları” yolsuzsluklarla ilgili bilgileri sandıktan çıkartıp, bir polis-yargı “darbesiyle” Erdoğan’dan “kurtulma” rüyası kabusa dönüştü. CHP’yi “kabız” eden Baykal’dan sonra Kılıçdaroğlu’na bağlanan umutların yerinde yeller esiyor.

AKP’ye ne laik darbesi, ne Cemaatçi polis-yargı darbesi, ne “yeni bir Ecevit patlaması” sökmüyor. Freni patlak AKP kamyonu, Türkiye’nin bütün laiklerinin, bütün liberallerinin, bütün ulusalcılarının, ordusunun, cemaatinin, hatta kapitalistlerinin üzerine büyük bir hızla yaklaşıyor. Ha vurdu, ha vuracak…

Şimdi bu “ekşın” filmin aktörlerine bir bakın. “Emekli” aktör CHP’de iş yok. Oylarını koruyamayacak. MHP baraj altında kalabilir, AKP oylarını tırtıklayacak. TÜSİAD eski günler olsa, bir “ilan” verip işi bitirecek bitirmesine de, “ilan verecek medya bulamamakta.” Şu liberaller, laikler, “sandıkla” olmuyorsa, “cuntayla” olur deseler de, durum çok vahim…

Ordu şu anda AKP’nin karşısına bir “cuntayla” çıkmaya kalksa, anında ülke karışır. Cunta darbe yapsa da, süngülerin üstünde bir gün bile duramaz. İç savaş patlar. AKP’nin “ılımlı islam rahminde” büyüyen DAİŞ’çilik ortalığı kana bular. Böyle bir “cunta” Türkiyesinde Kürtler bir gün bile kalmaz. Yani “cunta” AKP’yi durduramaz. Durdurmaya kalksa kendisi de içinde Türkiye mahvolur.

Eeee… Ne olacak bu Türkiye’nin hali?

Hiçbirinin yapamayacağını yapacak bir güç var.

HDP…

HDP barajı aştığı ve aştıktan sonra aldığı oylara birer, ikişer puan fazladan oy eklediği zaman, bilin ki, Amerikan destekli Cemaatin, NATO’nun ikinci büyük ordusunun, Atatürk’ün kurduğu CHP’nin, Türkiye’yi “uçuracak” olan Koçların, Doğanların, Sabancıların yapamayacağını HDP başarmış olacak.

Nasıl ki, düvel-i muazzamanın baş edemediği DAİŞ’le baş ettiyse, Kürt Özgürlük Hareketi, müttefikleriyle birlikte AKP’yi “yok etmeyecek” ama “durduracak.”

AKP’nin durdurulması, Türkiye’nin temel meselesidir ve bu meseleyi HDP’den başka hiç kimse çözemez…

İşte bu matematik, lojik ve “astrolojik” öngörü öylesine isabetlidir ki, Kobanê zaferinin kutlandığı şu günlerde, HDP’nin barajı aşması, Türkiye’nin belki tüm Ortadoğu’nun kaderini belirleyecek olan yeni bir zafer olacak. 

Bu Syriza’nın zaferine benzemeyecek…

Çünkü “devrimci süreç” Ortadoğu’nun kalbinde, yani Kürdistan’da “merkezleşmiştir”… Ve HDP’nin AKP’yi durdurması demek, Ortadoğu’da süren “üçüncü dünya savaşını” sona erdirecek bir hamle demek..

Soralım:

HDP dışında kim “AKP’yi ben durdurabilirim” diyebilir. Diyen çıksın, biz HDP’nin durduracağını nasıl kanıtlıyorsak, o şekilde kanıtlasın… Ben oyumu ona vereceğim…

VEYSİ SARISÖZEN

Yeni Ôzgür Politika