Türkiye stratejik olarak yenildi

Türkiye yaklaşık 25 günlük direnişin sonucunda stratejik bakımdan büyük bir yenilgiye uğradı.

Uğradığı için, onun IŞİD üzerine oynadığı kumarı büyük bir soğukkanlılıkla izleyen küresel güçler, şimdi “konuşmaya” başladı.

Obama, “IŞİD’ı hafife aldık” derken “günah çıkartmıyordu”. Erdoğan’ın oynadığı kumarın sonucunu beklediğini söylüyordu. Ama bunu böylece söylemesi mümkün olmadığı için, “beklemenin” sebebi olarak, “küçük bir hata yaptık” der gibi, IŞİD’ı “hafife” almaktan dem vuruyordu.

ABD IŞİD’i hafife almadı. Hafife alma karara verdi. Ve şimdi Erdoğan’ın oynadığı “terörist kumar”ın sonucunu görünce çoktan beri bildiğini konuşmaya başladı.

ABD Başkan Yardımcısı, aslında “mutfağın baş aşçısı” Joe Biden, şöyle konuştu: “Bölgedeki müttefiklerimiz, Suriye’deki en büyük problemimizdi. Türkler, ki çok iyi dostumuzdur ve benim de uzun süre vakit geçirdiğim Erdoğan’la harika bir ilişkim var. Suudiler, Emirlikler vs… Ne yapıyorlardı? Esad’ı devirme ve bir Sünni-Şii vekalet savaşı çıkarmada çok kararlıydılar. Ne yaptılar? Esad’la savaşacak herkese yüz milyonlarca dolar para ve on binlerce ton silah akıttılar, El Nusra, El Kaide için destek olacak, dünyanın diğer yerlerinden gelen cihatçıların aşırı unsurlarını kabul ettiler. Sünni Alevi mezhep savaşını kışkırttılar.

Şimdi, Suudi Arabistan giden fonları durdurdu. Ayrıca kendi toprağında Amerikan güçlerinin açık askeri eğitim vermesine izin veriyor. Katarlılar, terörist örgütlerin en aşırı unsurlarına olan desteğini kesti. Ve Türkler… Cumhurbaşkanı Erdoğan, ki eski bir dosttur, bana dedi ki, siz haklıydınız, çok fazla insanın (Suriye’ye) geçişine izin verdik, şimdi sınırı mühürlemeye çalışıyoruz.”

Gerçeğin sadece küçük bir kısmını yansıtan bu sözleri Biden’a Kobanê’nin kahraman direnişçileri söyletti. Pentagon Kobanê direnişini en son iki gün önceki direnişin aynasında mükemmel şekilde analiz etti ve Kobanê’de son tahlilte, şu ya da bu zigzaglar olsa bile, IŞİD’ın ve asıl olarak da Türkiye’nin kaybettiğini anladı.

Anlar anlamaz da ABD Başkan Yardımcısı Biden işte böyle konuştu. Bu konuşma ABD’nin bölgedeki stratejik bakımdan yenik düştüğünün ilanı oldu.

Kobanê savaşı uzun sürebilir. Her savaşta olduğu gibi, bu savaşta da taktik zaferler ve mağlubiyetler olabilir. Ama nasıl Stalingrad’da Naziler stratejik bakımdan yenik düştü iseler ve fakat savaş milyonlarca insanın ölümüne neden olarak daha iki yıl sürdüyse, burada olan ve olacak olan budur.

Biden Türkiye’yi her hangi bir şekilde suçlamamıştır. “Hatalardan”, “yanlışlardan” söz etmemiştir.

Biden, Türkiye’nin “suç” işlediğini ileri sürmüştür. “Mezhep savaşı” çıkarmakla, terörist bir örgütü mali ve askeri bakımdan desteklemekle suçlamıştır. Ve şimdi Avrupa Konseyi’nin Kobanê hakkında aldığı tarihi kararın görüşülmesi esnasında “teröristlerin ve destekçilerinin yargılanmasından” söz edildi. Sonunda karar şöyle çıktı: “Ortağudaki bütün devletler ve daha geniş olarak uluslararası toplum, şiddet eylemlerini ve etnik ve dini gruplara yönelik IŞİD tarafından yapılan temizlik girişimlerini kınamalıdır ve varolan krize karşı ve yeniden tekrarlanmasına karşı güçlerini birleştirmelidir. Tüm insan haklarını araştırmalı ve sorumluları yargı önüne getirmelidir.”

Türkiye artık IŞİD kumarına devam edemez. Önü PYD direnişçileriyle kesilmiştir.

Şimdilik de olsa Türkiye’nin Rojava’yı kendi hegemonyasına alma hayalleri çökmüştür. Ama geriye, ABD’nin ve AB’nin kuyruğunda, “YPG’siz ve PYD’siz Rojava” planı kalmıştır.

Kobanê’de gerillanın çetelere indirdiği darbeler nasıl Türkiye’nin yayılmacı hayallerini yıkıma uğrattıysa, Kobanê’nin zaferi ve Rojava’nın tam kurtuluşu da küresel güçlerin Ortadoğu’yu parçalama, zenginliklerini yağmalam ve pazarları paylaşma planlarına büyük bir darbe indiricek ve Öcalan’ın, Kürdistan’ı birleştirme, sınırları kaldırmak yerine anlamsız kılmak, bütün etnisitelerin, dinlerin, mezheplerin ve kültürlerin sentezinden oluşan demokratik ulus temelinde, Ortadoğu’yu tek çatı altında toplama ve konfederal ortadoğu ortak evini kurma hayalini gereçekleştirme yolunu açacak. Kobanê’nin kahraman direnişçileri insanlığın umudu ve ruhu oldu.

Veysi Sarısözen
05.10.2014

Kaynak: Özgür Gündem