Danimarka Medyasinda Kürtler Gündemi belirliyor

Kobane’nin Eylül’ün ortasından bu yana terör örgütü İŞİD’in saldırılarına maruz kalması her yerde olduğu gibi Danimarka kamuoyunu da yakından ilgilendiren bir konu. Ancak gecmise
kıyasla Danimarka medyasının Kürt kurumlarına yönelik ilgisi son bir kaç aylık süresince bir hayli artmiş durumda.
Türkiye’deki barış süreci ve Rojavadaki gelişmeler ile ilgili daha önce de sık sık Kürt kurum ve politikacılara temasa gecen Danimarka medyasının özellikle son üç aylık süre icerisinde Kürtlere
yönelimi daha da artmiş durumda.

Şengal’de Ezidilere yapılan saldırılardan bu yana Orta Doğu’da ve
Turkiyede yaşanan bir cok gelişmede Danimarka Kürt Kültür Merkezi, DKKC basta olmak üzere bir çok Kürt kurum ve kuruluşu medyanın yogun ilgisine maruz kalıyor. DKKC Baskani Feti Baran, sadece son bir aylık sure içerisinde Danimarka televizyonlarından DR ve TV2NEWS’in
DKKC’den 12 kez canlı yayınla bağlandığını ve Kürtlerden görüş
alındığını vurguluyor. PYD Danimarka sorumlusu Saiar Deriki’nin yani sıra PYD Danimarka Sözcüsü Ibis Tas’in Kürdistandaki gelişmeler ile ilgili görüşlerine nerdeyse her gün haber programlarında yer veriliyor. Danimarka Sosyalist Halk Partisi’nin Parti Meclis
Üyesi, Kürt asıllı Serdal Benli de Danimarka medyasında görüşlerine
yer verilen kişilerden.

Kobane için Danimarka Kürt Kültür Merkezinde Kobané’ye destek amaçlı
3 günlük açlık grevini neredeyse her gün canlı yayınlarla veren Danimarka televizyonlarının yani sıra
Danimarka’nın en büyük gazetelerinden Politiken, Information,
Berlingske Tidende, Ekstra Bladet ve Jylland Posten hem açlık grevini hem de Kobané’ye destek amaçlı tüm etkinliklerle ilgili haberler yaptıklarını belirtiyor Baran.

Danimarka medyası dışında Enhedslisten Partisi basta olmak üzere
Danimarka’daki bir çok demokratik toplum kuruluşunun en az Kürtler
kadar Şengal ve Kobane’yi sahiplendiklerini vurgulayan Feti
Baran, bu başarının elbetteki en büyük sahibinin Kobane ve Şengal’de tüm imkansızlıklara rağmen direnen Kürt savaşçılarının olduğunun altını çiziyor.
Özellikle son iki yıl icerisinde Danimarkadaki Kürt Kurumlarının hız
verdikleri diplomasi ve basınçalısmalarının da yukarıda belirtilen bu
yogun ilgideki payının da unutturmamasi gerektiğini vurguluyor, Feti Baran.