İç Anadolu’da bir ‘komün’ köy

İç Anadolu Kürtleri’nin yaşadığı Yeşilyurt köylüleri, CAYDER adında kurdukları dernek çatısı altında bir araya gelerek, köylerinin tüm sorunlarını kendileri çözüyor. Köylülerin oluşturdukları komün ile; çöp arabası, kepçe, kamyon, ambulans, cenaze arabası, çöp konteynırleri ve daha bir çok araç-gereç alınarak, köyün tüm hizmetleri dernek tarafından karşılanıyor. CAYDER Başkanı Cemal Can, köylerine devlet kurumları tarafından şimdiye kadar hiç bir hizmet alamadıklarını belirterek, oluşturdukları komün ile, devletten tek kuruş para almadan, köyün tüm hizmetlerini ve sıkıntılarını kendi imkanlarıyla çözdüklerini vurguladı. Köyün temel ihtiyaçlarının dışında, köye binlerce ağaç dikerek, yeşil bir çevre oluşturduklarını ifade eden Can, bu yapısıyla komünal yaşam ve ekolojik bir köy yaratmayı hedeflediklerini belirtti.

İç Anadolu’ya, yaklaşık 200 yıl önce gelen Celîkan aşiretine mensup, Konya’nın Kulu ilçesine bağlı Yeşilyurt (Atkafası-Celîkan) köyüne yerleşen Kürtler, devleten hizmet göremeyince, oluşturdukları komün ile, kendi işlerini kendileri yapmaya başladı. Başta Avrupa’daki köylülerinden aldıkları destek ile, Celikan- Atkafası- Yeşilyurt Derneği (CAYDER) çatısı altında güçlerini bir araya getiren köylüler, köylerinin başta su ihtiyacını, kanalizasyon sorunu ve alt yapı sorunu olmak üzere tüm ihtiyaçlarını, kendi çabalarıyla çözüyor. 2003 yılında bir araya gelen Celikanlılar, Danimarka’da CAYDER adında bir dernek kurarak, köylerinin tüm hizmetini karşılayacak; kamyon, kepçe, çöp arabası, ambulans, cenaze aracı, sulama aracı gibi tüm araç ve gereçleri temin ederek, köylerinin tüm hizmetini kendi imkanlarıyla gidermeye başladı. Komünal yaşamın sonucunda çevre köyler içerisinde örnek teşkil edecek konumuna gelen Celikan köyü, yapılan ağaçlandırma ve yeşil alan ile de ekolojik bir köy manzarasına sahip bir konuma geldi.

BATAKLIKTAN EKOLOJİK KÖY YARATMAK

BDP Kulu Belediyesi Meclis Üyesi ve CEYDER Başkanı Cemal Can, 2003 yılında kurdukları dernekle, köylerinin tüm hizmetini kendi imkanlarıyla karşıladıklarını belirtti. Devletten tek kuruş para almadan, köyün tüm alt yapısını ve diğer tüm ihtiyaçlarını dernek tarafından karşılandığını ifade eden Can, köyün kanalizasyon çalışması, yol yapımı, okul, cami, su ve ağaçlandırma gibi tüm ihtiyacını, oluşturdukları komün ile giderdiklerini vurguladı. Can, devlet tarafından köylerine şimdiye kadar hiç bir hizmet yapılmadığını belirterek, oluşturdukları komün ile kendi hizmetlerini kendileri yaptıklarını belirtti. 2002 yılına kadar başta altyapı sorunu olmak üzere, köyün kendi kaderine terk edilmiş bir vaziyette olduğunu ifade eden Can, “Dernekten önce köyün bir başından diğer ucuna kadar atık sudan oluşan bir dere akardı. Havalar ısındığında, sivrisinek ve kokudan durulmuyordu. Yine yollar yapılmamıştı, su sorunu vardı, tek bir tane ağaç yoktu. Köyün eksikleri saymakla bitmez. Sonra Avrupa’da yaşayan köylülerimiz olmak üzere buradakilerin de katılımıyla bir dernek kurup, köyümüzün tüm hizmetlerini kendimiz gidermek üzere bir karara vardık” dedi.

‘BİR ARAYA GELİNCE BİZE GÜVEN GELDİ’

Can, dernek kurulmadan önce bir araya gelerek oluşturdukları komün ile ilk icraatlarının köydeki en büyük sorun olan, kanalizasyon ve altyapı sorununu gidermek olduğunu ifade ederek, “Avrupa’da yaşayan köylülerimizden Sadullah Uzuner, Süleyman Avcı, Hayrettin Özdoğan öncülüğünde bir araya geldik. Başta, hastalıklara davetiye çıkaran ve köyün en büyük sorunu olan kanalizasyon çalışmasıyla işe giriştik. Bunu yaptıktan sonra bize güven geldi. Neden diğer hizmetlerimizi de kendimiz yapmayalım diye tartışmaya başladık. 2003 yılında dernekleşmeye gitme kararı çıktı. İlk olarak CAYDER adında Danimarka’da bir dernek kurduk. Avrupa’daki köylülerimize, buradan da Muzaffer Özgür, Ecevit Yıldırım, Kadir Aydın, Kazım Çiçek, Cemal Kara ve Nazmi Yurdakul öncülüğünde dernek yönetimi oluşturuldu ve dernek resmen kuruldu” dedi.

BELEDİYENİN YAPAMADIĞINI DERNEK YAPIYOR

Kurdukları dernek bünyesinde Avrupa’dan aldıkları araç ve gereçlerle çalışmalarına başladıklarını kaydeden Can, “Avrupa’dan ve buradaki köylülerimizden topladığımız üyelik paralarıyla işimize yarayacak tüm araç ve gereçleri Avrupa’dan alıp köye getirdik. Çöp arabası, kepçe, kamyon, ambulans, cenaze arabası, çöp konteynerleri ve daha bir çok araç gereç alarak çalışmalarımıza başladık. Her eve bir tane çöp konteynırı verdik. Koyu kazıp köyün su ihtiyacını karşıladık. Köyün okul ve camisinin de duvarlarının dışında kalan tüm iç ve dış yapısını kendi imkânlarımızla yaptık. Okulda lüks sınıflar oluşturduk. Camimin avlusundan tutun da bahçesine kadar ve iç mimari yapısına kadar hepsini kendi imkânlarımızla yaptık. Köyün yollarını yine kendi imkânlarımızla döşedik. Köyün çöplerini kendi çöp arabamızla toplayıp atıyoruz. Kepçe ve kamyonumuz sürekli köylülerin hizmetindedir. Köy yollarını yapmak üzere 150 kamyon kum ve 150 kamyon da kis taşıdık. Parke taşlarıyla döşemek üzere ve diğer tüm eksiklikleri gidererek köyün yol sorununu da gidermiş olduk ” diye belirtti.

EKOLOJİK KÖY

Can, köyde ekolojik bir yaşamı oluşturmaya çalıştıklarını ifade ederek, köyün her tarafına ağaçlandırma çalışmalarına hız verdiklerini kaydetti. Şimdiye kadar yaklaşık 10 bin ağaç diktiklerini söyleyen Can, “Diktiğimiz ağaçlar da en iyi ve pahalı ağaçlardan oluşuyor. Mezarlığı yeniden şekillendirerek, buraya bin tane çam ağacı diktik. Yine köyün her tarafına akasya ağaçlarını diktik. Köyün üst tarafına ise 5 bin ağaç diktik. Evlerin etraflarına da park-bahçe ve yeşillik alan oluşturmak için, ya kendimiz destek verdik, ya da imkanı olanları teşvik ettik” şeklinde konuştu.

‘TÜRKİYE’YE DEĞİL DE SANKİ AVRUPA’YA BAĞLIYIZ’

CAYDER eski başkanı Tevik Özgür da, belediye ve kaymakamlık tarafından yerine getirilmesi gereken tüm hizmetlerden mahrum bırakıldıklarını ifade ederek, köyün tüm eksiklerini komün bir şekilde giderdiklerini belirtti. Başta Avrupa’daki köylüleri olmak üzere çok güzel bir komün yaşam oluşturduklarını kaydeden Özgür, bu yapıyla devlete ve devlet kurumlarına muhtaç olmadan tüm ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla giderdiklerini belirtti. Köylerinin, İç Anadolu Kürt köylerinin hepsine örnek teşkil eden bir köy yapısına sahip olduğundan dolayı gurur duyduğunu belirten Özgür, “Biz, yaklaşık 200 yıldır bu köye yerleşmişiz. Biz sanki Kulu’ya, Konya’ya ya da Türkiye’ye değil de Avrupa’ya bağlıyız. Tüm hizmetlerimiz, dolaylı da olsa, Avrupa’dan karşılanıyor” dedi.

‘KOMÜN YAŞAM KÖYÜMÜZE HUZUR GETİRDİ’

CAYDER tarafından yapılan hizmetlerden köydeki yurttaşlar da son derece memnun olduklarını belirterek, bu dayanışmanın hizmetle sınırlı olmadığını, yaşamın her alanında uygulandığını belirtti. Köy yurttaşlarından emekli öğretmen Mustafa Ateş, dernek çalışmalarıyla başlayan komünal yaşamın köylerine huzur getirdiğini ifade ederek, ne devlete ne de başka kurumlara minnet etmeden kendi işlerini kendileri yaptıklarını vurguladı. Hatice Özgür adlı yurttaş da, yapılan hizmetlerden ve köy dayanışmasından dolayı köylerinde hiç bir hizmetin eksik bırakılmadığını dile getirerek, köylerinin gerek alt yapısı açısından olsun, gerek çevre düzenlemesi açısında olsun son derece modern bir duruma geldiğini söyledi. Komün yaşamın kendilerine birçok şey kazandırdığını ifade eden Huriye Kaplan da, bu dayanışma sayesinde köylerinde, bırakın bir kavganın meydana gelmesi, ciddi anlamda bir tartışma bile yaşanmadığını kaydetti.

HACİ GÜNEŞ – KONYA