Hoca efendinin ‘hizmet’ belgeleri

Geçen hafta Azadiya Welat gazetesi, Fethullah Gülen teşkilatının toplantı tutanaklarını manşetine taşıdı. Hani şu KCK yetkililerinin “yayınlamaya cesareti olanlara verebiliriz” dediği belgeler. Anlaşıldı ki büyük basın(!)ın Diyarbakır’da ikamet eden ve Kürtçe haberleri Türkçeye çeviren Kürt elemanları bu haberi çevirememişler(!). Bu personel beceriksizliğini, bu kadar iddialı bir haberin hiçbir gazetede tek bir satır yer almamasından anlıyoruz.

Bu belgelerin sadece bir kısmını bir kaç arkadaşla birlikte okuma olanağımız olmuştu. Çünkü KCK yetkilileri bu konuda ketum davranıyor, belgeleri vermek istemiyor. Belgeler, çeşitli tarihlerde ve farklı gündemlerle yapılan toplantılara ait. Toplantıların bir çoğu Kürdistan’da yapılmış.
Bu belgelerde toplantıların bir kısmına Gülen’in kendisi, bir kısmına teşkilatının tepedeki temsilcileri; hala basında, ticarette ve siyasette aktif olan birçok sima katılmış. Belgelerde, çoğu Kürdistan’da görevli vali, kaymakam, emniyet müdürünün faaliyetleri ve Kürt siyasi hareketini etkisiz kılmak için yürüttükleri faaliyetler ve planlar var. Seçim stratejileri, Kürt legal siyasi hareketinin örgütlenmesini ve etkisini kırma faaliyetleri var.
Bugünlerde siyasi çözüm taraftarı, Kürtçe anadille eğitim destekçisi görünen Fethullah Gülen teşkilatı, Kürtçenin gelişmemesi için özel tedbirler ve “caydırıcı” önlemler geliştirmiş. Kürtçe yazılım ve program işi ve Kürtçe bilişim ile uğraşan yetenekli Kürt gençlerinin başka çalışmalara yönlendirilmesi planları yapılmış. Bu toplantıyı yöneten Gülen’in adamı, “ilgi alanlarına uygun, iyi çalışma koşulları ve iyi maddi yaşam şartları” oluşturularak bu alandaki yeteneklerin “uygun bir şekilde” bu çalışmalardan uzaklaştırılmasını kararlaştırmışlar.

Legal Kürt siyasi hareketi, belediyeler, dernekler ve kurumlar, kendi bünyelerinde bir zamanlar istekle çalışan ve yetenekli olduğu kuşku götürmeyen bu gençlerin sonra neden ve nasıl ayrıldıklarını araştırsa somut sonuçlara ulaşacaktır.

Fethullah Gülen’in bizzat kendisi Kürtçenin latincede gelişmesini çok tehlikeli buluyor. Öyleki yapılan toplantıların birinde, Azadiya Welat gazetesinin trajının asla 10 bini geçmemesi, bunun için tirajının denetim altında tutulması ve resmi görevlilerce engellenmesi kararlaştırılıyor. Gülenciler, Kürt gazetelerinin kahvelerde, meydanlarda, otobüslerde açıkça ve rahatça okunmaya başlandığı anı, tehlikenin başlangıcı sayıyor. Gülen teşkilatına bağlı valiler, kaymakam ve emniyet müdürleri bu konuyla özel olarak ilgileniyor.
Belgelerde çok önemli ve güncel bir konu da var. Fethullah Gülen, PKK’yi yenilmez ve başarılı kılan nedenleri, siyaset üzerindeki etkisinin kaynağını da tespit ediyor: “PKK’nin en büyük desteği kitle desteğidir. Biz ne kadar propoganda yapsak da halk tersine inanıyor. Bunun için, harekete olan güveni ve inancı kırmak, küskünleri çoğaltmak, çok başlılık yaratmak, hareket mensuplarına, siyasetçilere ve belediye başkanlarına inançsızlığı kendi toplumları içinde, kendi güvenilir insanları ve aileleri eliyle yürütmek daha etkili olacaktır”.
Kürt soykırımını değişik yöntemlerle sürdürmek isteyen rejim ve onun adına Fethullahçılar, her geçen gün büyüyen ve alternatif bir sistem olarak kendisini inşa eden Kürt özgürleşmesine olan inancı ve güveni, içeriden ve yurtsever kitle eliyle kırmak istiyor.

Bu bakımdan son bir yılda göze çarpan bir tarz, Gülencilerin projesinin hayata geçirilmeye çalışıldığını gösteriyor. Sokakta, kahvelerde, kurumlarda, parti binalarında soykırımcı ve inkarcı rejimi ve onun temsilcilerini eleştirmek yerine; müzmin bir hasta gibi, eleştiri adı altında dedikodu yapan, sürekli açık arayan, şikayetçi ve yakınmacıların çoğalması kendiliğinden bir durum değildir.

Çünkü Gülen teşkilatı Kürt siyasi hareketi içinde ve bu hareketin çevresindeki insanlar ve aileler eliyle harekete, yöneticilere ve yönetimlere inançsızlığı geliştirmeyi hedeflemektedir. Kürt siyasi hareketi içinde umutsuzluğu, inançsızlığı, karamsarlığı geliştirmek amacıyla özel toplantılar ve planlamalar yapılmıştır.
Bu bozgunculuğun şüphelilerini tespit etmek veya tanımak çok zor değildir. Çünkü bu tiplerin ağzından, tek bir olumlu cümle çıkmaz. Kürt halkının örgütlülüğü, mücadelesi, kazandığı özgürlük düzeyi bu kişilikleri heyecanlandırmaz. Konuşmalarının bütününde örgütlenmeyi büyütmeye ve mücadeleyi geliştirmeye dair bir tek mesaj çıkmaz.

Çevremize dikkatle bakarsak eğer, bu şüpheli tiplerin nasıl hızla çoğaldığını da rahatlıkla görebiliriz.