Zaman, Kürtlerin onuruna dil uzatıyor

Şu an Batı Kürdistan’da tam bir insanlık dramı yaşanıyor. Türk devletinin başını çektiği kuşatma ve ambargo sonucu binlerce Batı Kürdistanlı Güney Kürdistan’a göç etti. Ediyor.

Bu göçün birçok nedeni var. En büyük nedeni hiç şüphesiz Baas rejiminin ve Türkiye destekli çetelerin soykırım saldırılarıdır. Federal Kürdistan yönetiminin her iki parça arasındaki sınır kapılarını uzun zamandır kapalı tutması da göçü hızlandırmıştır. Bu politika niyetlerden bağımsız olarak Kürt dramının ortaya çıkmasana ön ayak olmuştur. Federal Kürdistan yönetiminin bu tutumu hiçbir şekilde kabul edilebilir bir durum değildir.
Öte yandan Rojava Kürdistanı’ndaki mücadeleyi itibarsızlaştırma, oradaki devrimin kazanımlarını hiçleştirme çabaları da aralıksız olarak ve hiçbir ahlaki kural tanımadan devam ediyor.

Kürt halkının malına, ülkesine ve canına el uzatanlar, cami anonslarıyla “Kürt kadınları helaldir” şeklinde fetva verenler ortadayken, bazıları çok sinsi ve kirli yöntemlerle Kürt halkının onuruna saldırıyorlar.

Yalan haber, sahte söyleşiler, ispatlanmamış ve asla ispatlanamayacak iddialar ileri sürüyorlar. İnsan bu haber ve manşetleri görünce ne diyeceğini, nasıl tepki vereceğini ve hangi küfürsüz kelimelerle izahatta bulunacağını şaşırıyor. 

İşte bugün (24 Ağustos) Zaman gazetesinin manşet haberi: ‘Malımız gitti, namusumuzu kurtarmak için göç ettik!’
‘Erbil’ çıkışlı, Aziz İstegün ve İsmail Avcı imzalı bu habere göre Batı Kürdistan’dan halk PYD’nin baskısı sonucu göç ediyormuş! Dahası PYD halkın her şeyine el koyduğu için insanlar namuslarını kurtarmak için kaçıyorlarmış!

Güya ‘Adnan adlı bir mülteci’ şunları söylemiş: 
“Arabama, traktörüme hatta mutfaktaki yiyeceklere bile PYD el koydu. İtiraz edince, ‘Sizin için savaşıyoruz, şehit veriyoruz. Tabii ki bize destek vereceksiniz’ diyorlar. El koymadıkları bir namusumuz kalmıştı. Mecburen göç etmek zorunda kaldık.’       

Bu haberin baştan sona yalan ve kurmaca olduğunu söylemeye gerek yok. Bu haberi yapan da, onu manşete çekende çok iyi biliyor ki PYD veya başka bir Kürt örgütü kimsenin ne arabasına, ne traktörüne, ne de mutfak eşyalarına el koymaz.

Ama zaten bu yalan haberdeki dert bu değil. Okuyucuların affına sığınarak söylüyorum; burada daha adi ve aşağılık bir şey var; PYD’nin ‘namusa’ el uzatabileceği imajını yaratmak peşindeler. Hem ‘mala- mülke el koyma’ hikâyesi ve hem de peşi sıra ‘namusumuzu kurtarmak için göç ettik’ sözü buraya son derece bilinçli olarak eklenmiştir.

Bu haber Batı Kürdistan’da kuşatma ve soykırımı gizleme, insanların Türkiye destekli El Nusra çetelerinin ve rejim güçlerinin saldırıları sonucu göç ettiklerini perdeleme ve yaşanan insanlık dramını bile Kürdistan Özgürlük Hareketini’ karalama için kullanma ve küçük düşürmeyi amaçlamaktadır. Bu haberin hiçbir ahlaki ve insani kaygısı yoktur.

PYD gibi dişini tırnağına takmış, halk için direnen ve o halkın bir avuç özgürlüğünü canı pahasına savunan insanları ‘kirli ve karanlık bir örgüt’ gibi sunmak ne kadar ‘namuslu’ bir davranış olabilir ki?

Gerçek olan şu ki, Fethullah Gülen Cemaati’nin merkez yayın organı, bu hareketin parasal ve ‘insan kaynaklarıyla’ çıkan ve şişirilmiş bir tirajı olan bu gazete asla PYD ile ahlak ve onur konusunda boy ölçemez. 
   
İnsan düşünmeden edemiyor acaba bunlar herkesi kendileri gibi mi sanıyor? Zaman gazetesinin üzerinde titrediği o devletin halkların malına-canına, bir yandan ‘namus’ deyip diğer yandan kadın bedenine nasıl saldırdıklarını yazmaya kalksak ciltler yetmez.

Çok eskiye de gitmeye gerek yok. Fethullah Gülen’in ‘dualarını’ eksik etmediği Türk ordusunun, polis, özel tim ve korucularının Kürdistan’da işledikleri insanlık suçları hale orta yerde duruyor: Katliam, tecavüz, uyuşturucu, gasp, işkence, infaz, insanların köyünü yakma, mallarına el koyma ilk sırada yer alıyor.  

Şimdi bu gazetenin bir de sözüm ona ‘İslami kimliği’ var. Ayıp günah diye bir şey bunların kitabında yazmıyor mu acaba? Yalan ve hele hele kuru iftira İslamiyet’te en büyük günahlardan sayılır. Şimdi bu yalan ve iftira manşeti atanları, ‘Kürtlerin malları, kadınları helaldir’ diye fetva verenleri koruyup, Kürtlerin onurlu mücadelesine dil uzatanları kime havale edelim? Bu kirli ve ahlak dışı manşetleri atanlar cehennem ateşinde yansın mı diyelim?

CAHİT MERVAN
Yeni Ôzgür Politika