Siz kimin tarafındasınız?

Rojava’da kıyasıya bir savaş sürüyor. Kürtler kendi topraklarında, kendi anayurtlarını savunuyor.
Afrika’dan, Afganistan’dan, Sudan’dan, Nijerya’dan, İngiltere’den, Almanya’dan, Türkiye’den gelen çeteler de bu topraklar üzerinde, “İslam iktidarı“ kurmak için savaşıyorlar.
Ama asıl dertleri, Kürtlerin ve Kürdistan’ın özgürleşmesini ne pahasına olursa olsun engellemek.
Şimdi bu işgalcilik ile yerli özgürlükçülük kıyasıya bir savaş içinde. Kürtler adına YPG, yabancı işgalciler adına El Kaide ve ÖSO isimli çete grupları birlikte savaşıyor.
YPG’nin arkasında Kürt halkı var, işgalcilerin arkasında ise bölgesel statükoculuk ile evrensel sömürgecilik.

Daha evvel Afganistan’da, Libya’da, Sudan’da düzenli ordulara karşı savaş yürüten bu çete, “tecrübe”sini bu kez Kürdistan topraklarında test ediyor.
Ama bu kez çattıkları kaya öylesine sert ki, daha ilk karşılaşmada, muhataplarının yenilir yutulur olmadığını; içine düştükleri ateşin bir savaş değil, bir tufan olduğunu kısa sürede anladılar. Çünkü bu kez karşılarında, “vatan görevi” ile sayılı günler için savaşan ana kuzusu askerler yok.
Kendi topraklarını işgalcilerden, talancılardan ve tecavüzkarlardan temizlemeye yeminli, gözükara erkekler ve cesur bir kadınlar ordusu var. Kendi yurtlarını, topraklarını savunmak için yaşamını feda etmeye hazır bir gönüllüler ordusu…
Sakallı, mintanlı, sarıklı ve ne yaptığını bilmeyen, ahlaksız ve vicdansız evrensel çapulculuğa karşı ahlakın ve vicdanın savaşı.
Çeteler, Kürt silahlı güçlerine karşı peş peşe darbeler ve ağır yenilgiler almaya başlayınca sivil halka saldırmaya başladılar.
Tel Aran ve Tel Hasıl köylerinde sivil halka saldırdılar.
Kürt çocukları, kadınları, yaşlıları topluca katlettiler.
Bu savaş açık ki haklı ile haksızın savaşı.
Yerli ile dışarıdan gelen yabancının savaşı.

Türkiye, Arabistan, Katar, Irak El Kaide’ye ve Selefiler’e her türlü yardımı yapıyor. Her türden silah, cephane, lojistik, ilaç, taşıt, tedavi ve eğitim hizmetleri veriyor. Türkiye, kapılarını sonuna kadar bu çetelere açmış bulunuyor. Amed Dicle ve Devrim Aslan’ın önceki gün ANF’de çıkan haberi, bu desteğin vardığı boyutları gösteriyordu. İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH), Suriye’ye “insani yardım hizmeti” vermek için İngiltere pasaportlu yüz kişiyi, El Kaide cephesine taşıyordu. İstanbul’da ağırlanan bu sakallı, cübbeli “uzmanlar”ın İngiltere’de birçok sabıkası bulunduğu da açığa çıktı. İHH Başkanı Bülent Yıldırım hakkında “başkanı olduğu dernek üzerinden El Kaide’ye yardım aktardığı“ iddiasıyla soruşturma yürütüldüğü de.

Önemli bir ayrıntı: İHH yöneticilerinin AKP iktidarı ve Erdoğan ile çok iyi ilişkiler içinde bulunduğu, hükümetin bu vakfa birçok imkan yarattığı da biliniyor. Mavi Marmara gemisine yönelik saldırı bu ilişkileri daha da pekiştirmiş.

İHH’nin insan hak ve hürriyetleri ile ilgilendiği de kocaman bir yalan. Bu vakıf Bingöl’de, İzmir’de, Aydın’da yüzlerce genci Suriye’de, Kürtlere karşı savaşan El Nusra cephesine ulaştırdı. Bunlardan biri de, geçen hafta Rojava’da öldürüldü. Refah Partisi Solhan eski ilçe başkanı Rıza Çelik’in oğluydu. Cenazesi hala orada.
ABD ve Avrupa devletleri de Özgür Suriye Ordusu’nu açıktan destekliyor.
Şimdi bu iki cephe (El Kaide ve ÖSO) de Beşar Esad rejimine karşı savaşı bırakarak, Kürtlere karşı savaşıyor. İç çelişkileri olmasına rağmen Kürtlere, PYD’ye ve YPG’ye karşı açık-örtülü ittifak geliştiriyorlar.
Bu kuşatma sürerken Türk devleti Kuzey Kürdistan ile Rojava’yı birbirine bağlayan tüm kapıları kapatmış. Bir iğne ulaştırılmasını dahi engelliyor. Diğer yandan Davutoğlu, PYD lideri ile görüşüyor, Rojava Kürtleri ile yeni bir ilişki geliştirilmeye başlandığı belirtiliyor. Peki Kürtler, bunun sahtekarca ve riyakarca bir tutum olduğunu anlamaz mı?

Önümüzdeki günlerde Hewler’de Kürdistan Ulusal Kongresi toplanacak. Peki toplantıya katılanlardan birileri, “Rojava’daki kardeşlerimiz büyük bir kuşatma altında. Türkiye’yi anladık da Güney yönetimi, Kürdistan-Rojava sınır kapısını hala açmıyorsa biz neyin kongresini yapıyoruz? Biz PYD ve YPG’den mi yana olacağız yoksa El Kaide ve ÖSO çetelerinden yana mı?” diye sorarsa katılımcılar bu soruya yanıt verebilecek mi?

Bir soru da, “Kürtler İslami güçlerle ittifak geliştiriyor. Ermeniler ve Aleviler böyle bir gelişmeyi kabul edemez” diyen cemaat önderlerine, dernek ve federasyon yöneticilerine. Ve bu konuda “çok hassas” olan aydınlara: Suriye’de El Kaide, El Nusra ve diğer çetelerin Kürt halkına yönelik saldırıları sürerken siz kiminle ittifak halindesiniz?

FERDA ÇETİN
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA