Sipan Hemo: Kürtler derin komplo ile karşı karşıya

Rojava’daki son saldırıları ve Kürt güçlerinin tutumunu ANF’ye değerlendiren YPG Genel Komutanı Sipan Hemo, Kürtlerin uluslararası bir komplo ile karşı karşıya olduklarını söyledi.

Çetelerin Rojava’da halka karşı saldırıları katliam boyutuna vararak devam ediyor.

Kürtler kendilerini ve yaşadıkları toprakları savunmak için büyük bir direniş içinde.

Ancak çetelerin çoluk çocuk, yaşlı genç demeden sivilleri katletmesine karşı uluslararası kamuoyu hala sessiz.

Fırat Haber Ajansı’na konuşan YPG Genel Komutanı Sipan Hemo Rojava’ya saldıran çeteleri ve bu çeteler arkasındaki güçlerin kimler olduğuna dikkat çekti.

YPG güçlerinin ve Rojava halkının saldırılara karşı büyük bir direniş gösterdiğini söyleyen YPG Genel Komutanı;

“Güçlerimiz, birliklerimiz bu alanlarda kahramanca direndi, güçlü cevaplar verdi ve birçok yerde bu saldırıları püskürttü” diyor.

Son dönemlerdeki saldırılara ilişkin çarpıcı bilgiler veren Sipan Hemo saldırıların Serêkaniyê, Til Temir, Tirbespiyê’de başladığını ve sonra Til Ebyad’ta sürdüğünü söyledi.

İslami maskeler takan çetelerin YPG direnişi karşısında başarısız olduğu için Ramazan ayında, Tel Aran ve Tel Hasıl’da sivil savunmasız insanları katlettiklerine dikkak çekti.

Çetelerin Rakka, Mumbiç ve Cerablus’taki Kürtleri de tehdit ettiğini hatırlatan Sipan Hemo “YPG olarak saldırılara karşı sessiz kalmayacağız.” diyor.

‘TEL ARAN KATLİAMI ÇETELERİN GERÇEK KİMLİĞİNİ ORTAYA KOYDU’
Bu saldırıların altında derin ve tarihsel bir komplo olduğunu söyleyen YPG Genel Komutanı Sipan Hemo sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu saldırıların altında derin ve tarihsel bir komplo var. Dünyanın sessiz kalışı, yine Suriye muhalefetinin ve bölge güçlerinin sessizliği bu güçlerin tümünün bu saldırılarda rolleri olduğunu gösteriyor.”

Hemo, Suriye rejiminin tutumunu ise şöyle özetliyor:

“Suriye rejimi bu savaştan çıkar elde ediyor. Bu savaşın hiç bitmesini istemiyor. Ve kördüğüme ulaşmasını istiyor. Ve sonunda Kürt Arap savaşına dönüşmesini istiyor.”

YPG KOMUTANI: TÜRKİYE ÇETE GRUPLARINI KULLANIYOR
Türk devletinin de bu çatışmalardan çıkar sağlamak istediğini vurgulayan Sipan Hemo, bu politikanın temelinin Kürt düşmanlığı olduğunu söylüyor.

Katliamları gerçekleştiren çetelerin dili ile Türk devletinin dilinin aynı olduğun söyleyen Hemo şöyle devam etti:

“Kürtlerin özerk yönetimlerini oluşturmayı saldırı gerekçesi yapıyorlar. Şimdi bu çete grupları da aynı söylemle, “bu yüzden size saldırıyoruz” diyorlar. Türkiye ile aynı dili kullanıyorlar.”

YPG KOMUTANI: ÖSO KATLİAMLAR KARŞISINDA TUTUMUNU BELİRLESİN
Saldırılarda Özgür Suriye Ordusu’nun rolüne de dikkat çeken Sipan Hemo şöyle diyor:

“Bu saldırılarda ÖSO’dan bazı gruplar da yer alıyor. Derik’teki saldırılarda da Tel Aran ve Tel Hasıl’daki saldırılarda da ÖSO’nun bazı grupları yer aldı. 313 adında bir tugayı, Ehrar Cezire tugayı cezire saldırılarında İslamilerin yanında yer alarak Kürt bölgelerine saldırdılar. Eskiden Liva Tevhid’e bağlı olan bazı gruplar şimdi tamamıyla Cephet El Nusra’nın yanında yer alıp Tel Aran ve Tel Hasıl’da katliamlara katılıyorlar.”

ÖSO’ya çağrıda bulunan Sipan Hemo, “ÖSO’ya çağrımız tutumunu belirlesin. Kürt Halkıyla savaşmak istiyorsa kamuoyuna duyursun. İstemiyorsa onun adına bunu yapanlara karşı tutum koysun.” diyor.

‘GÜNEY KAPISI KAPALI BİR YARALIMIZI BİLE GÖNDEREMİYORUZ’
YPG Genel Komutanı Sipan Hemo bu süreçte bazı işbirlikçi Kürt yapılanmaların varlığına da dikkat çekiyor.

İşbirlikçi bazı Kürtlerin çetelerle ortaklaşıp Kürt katliamına ortak olduğunu söyleyen Hemo, Rojava üzerindeki kuşatmaya dikkat çekiyor.

Hemo; Güney Kürdistan yönetiminin kapalı tuttuğu Semelka sınır kapısının bu süreçte bile kapalı olmasının kabul edilemez olduğunu belirtiyor.

Bu durumun Kürt halkını incittiğini söyleyen Hemo’nun bu konudaki değerlendirmesi ise şöyle:

“Bizim bir tek Sêmalka kapımız vardı. O kapıyı da bu dönemde kapattılar. Bir yaralı ve hastanın dahi geçirilmesine izin verilmiyor. Bu durum kabul edilemez.”

“Buna karşı Batı Kürdistan’daki ve tüm parçalardaki halkımız duyarlı olmalıdır.” diyen Hemo, Bölgesel yönetiminin bu tutumunun kabul edilemez olduğunu söylüyor.

“Şimdi diğer sınırlardan destek aldığımız kadar kendi ülkemizin sınırından alamıyoruz. Bu Batı Kürdistan devrimine karşı tarihi bir suçtur. Güney’deki halkımıza çağırımız bu uygulamalara karşı tutum ve tavır alsın. Bu, tüm Kürtler için büyük bir ayıptır.”