215 gün geçti

9 Ocak 2013’den bu güne kaç gün geçti?
Cevap başlıkta: 215 gün.

Hatırlayalım: 9 Ocak’ta öğle saatlerinde Paris’te Kürt siyasal hareketinin üç önemli kadın üyesi, Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez öldürüldüler.
Haber sadece Türkiye, sadece Fransa değil bütün dünya medyasında patladı. Sakine Cansız’ın PKK kurucusu olarak Kürt siyasal hareketinde önemli ve saygın bir yeri ve ağırlığı vardı. Fidan Doğan ise Kürdistan Ulusal Kongresi Paris temsilciliği gibi diplomatik önemi yüksek bir görevi yerine getirmekteydi. Leyla Söylemez de PKK çevrelerinde güvenilir biri olarak tanınıyordu.
Yani sıradan bir cinayet değildi.

Üstelik Ahmet Türk’ün  nihayet İmralı’da Öcalan ile görüşebildiği ve Öcalanın açıklamaları ile bugün iyi kötü ilerleyen “barış süreci”nin başladığı günlerdeydik.
Kısa süren bir bilgi kirliliğinin ardından Fransız polisi Ömer Güney adlı, Paris’te PKK’lilerle  iyi ilişkileri olan ancak yaşamının pek çok evresinde karanlık ilişkileri saptanan bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşını gözaltına aldı; ardından çıkarıldığı mahkemede cinayet sanığı olarak tutuklandı.
Peki sonra ne oldu?

Türkiye polisinin de yardımcı olduğu ya da olacağı o günlerde resmen açıklanmıştı.
Peki, çağdaş sorgu tekniklerini iyi bildiklerine kuşku olmayan bu iki polis gücünün ortak çabası ile tam 215 gündür sanığı tutuklanmış bir cinayeti aydınlatamamış oluşu sizce anlaşılabilir bir süre ve süreç mi?

Dahası ilk günlerde manşetlere, anahaber bültenlerine taşınan bu cinayetin bugün kağıt gazetelerde tek sütünluk, TV’lerde 10 saniyelik bir haber değeri bile taşımamaları nasıl açıklanabilir ?
Cinayet üstüne bir suskunluk duvarının örüldüğüne kuşkum yok. Bu konuda hiçbir somut bilgim yok (Nasıl olsun?). Ancak tam 215 gündür bu cinayet aydınlatılmamışsa ya da aydınlatılmış da bu bilgi bizlerden bilinçli olarak saklanmaktaysa suskunluk duvarı nitelemem yanlış mı ?
Tutuklanan Ömer Güney 215 gündür hâlâ mahkemeye çıkarılmadı mı ? Yoksa çıkarıldı mı ?
Bilmiyoruz !..

Fransız polisi susuyor, Türkiye polisi susuyor; Fransız savcı susuyor; Fransa ve Türkiye adalet, içişleri, hatta dışişleri bakanlıkları susuyor; sıradan trafik kazalarını bile haberleştirip bağlı oldukları medya kuruluşuna gönderen “Paris muhabirleri” susuyor…
Bunun bir anlamı olmalı ?

Tek umudum var.

Bir gazetecinin, bir habercinin, bir yetkilinin, bir polis şefinin, bir siyasetçinin kalkıp benimle dalga geçmesi. Bu yazıyı hatırlatıp, “Behey gafil Aydın Engin, sen ne biçim, ne dandik gazetecisin. Olay aydınlatıldı, suçlu mahkum edildi. Sen kimbilir nerelerde hayta gezdiğin için duymamışsın. Uyan bu gafletten. Uyan ve utan” demeleri…
Uyanırım da, utanırım da…

Ama ya yazının başından beri sorguladığım gibi 215 gündür bu cinayet aydınlatılmamış, aydınlatılmışsa bile kamuoyundan gizlenmiş ise birilerinin utanması gerek…
Utanayım mı, utanacaklar mı ?