Danimarka Kürt Isverenler Dernegi DKAF Basin Bildirisi, 29 Ekim 2012

DKAF Ûyelerine Yönelik Artan Polis Baskisi ile ilgili Basin Bildirisi, 29 Ekim 2012:
Danimarkada 18 Eylülde, 7 Yurtsever Kürdün gözaltina alinmasi sonrasinda Danimarka Polisi tarafindan Kürt isverenlere yönelik gerceklesen baski ve tacizleri, Danimarka Kürt Isverenler Dernegi, DKAF olarak, en sert sekilde kinadigimizi bu bildiri ile kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

Kamuoyunun bilmesini istiyoruz ki; Danimarka Polisi, Türkiye Konsoloslugu ile yürüttügü siki bir isbirligi dahilinde üyelerimize yönelik neredeyse bir cadi avina cikmis ve gözaltinda bulunan 7 yurtsever Kürt aleyhinde delil toplamak derdindedir. Zira Danimarka Polisi üyelerimizin isyerlerine bizzat baskinlar gerceklestirerek, gözaltina olan 7 yurtsever Kürdü taniyip tanimadiklarini ve bu kisilerin onlardan zorla para alip almadiklari yönünde sorular yöneltmektedir.

Danimarka Kürt Isverenler Dernegi DKAF olarak, Danimarka Polisinin ûyelerimize yönelik baslattigi bu takip ve baskilarini büyük bir endise ile takip etmekteyiz. Ûyelerimiz, polis tarafindan, müsterilerinin gözleri önünde ifadeleri alinmak suretiyle kriminalize edilmekte ve böylelikle ticaret hayatindaki güvenirlikleri zedelenmektedir. Böylesi bir tavir ve tutumla üyelerimize yönelen Danimarka Polisi, bizlere maalesef Türkiye Polisinin Kürtlere yaptigi muameleyi hatirlamaktadir. Danimarka Kamuoyunu durumun takipcsi olmaya ve polisin Kürt isverenlerine yönelik baskilarini kinamaya davet ediyoruz.

Danimarkada ticaretle ugrasan uyelerimizin cikarina hizmet eden bir kurum olarak, Danimarka Polisini, hukuki sorumluluklarini yerine getirmeye davet ediyoruz. Aksi takdirde, üyelerimizin cikarlari icin DKAF olarak bu konuda yasal bir sürec baslatacagimizin bilinmesini istiyoruz. Kopenhag Kritelerine adini koymus bir ülke olan Danimarka`da, ülke makamlarinin ve özellikle polisin, bu toplumda diger halklarla birlikte harmoni icinde yasamak isteyen Kürt halkini ve onlarin kurumlarini terörize etmesini endise ve saskinlikla karsiliyoruz.

Danimarka Kamuoyunun bilmesini istiyoruz ki; Bizler Danimarkada yasayan Kürt isverenler olarak burada yasayan halkimiz gibi, Turkiyede, Suriyede ve Iranda Kürtlere yönelik baskilari ve ayrimci politikalari yakindan takip ediyor ve oralarda yasayan halkimiza karsi kendimizi ekonomik anlamda da sorumlu hissediyoruz. Genelde konser ve diger kültürel aktiviteler esnasinda toplnanan bagislara, kisisel düzeyde geceklestirilen bagislar da elbette mevcuttur. ROJ TV gibi yayin kurumlarimizin finansmani disinda bu toplanan bagislar, savas ve yoksullukla bogusan halkimiza bazi sivil toplum kuruluslari araciligiyla iletilmektedir.

Kürtlerdeki bu ekonomik dayanisma kültürü, 1970lerin basinda Danimarkaya gelen ilk Kürt mültecilerden bu yana mevcuttu ve bu yönlü toplanan bagislar Danimarka makamlari tarafindan hep legal olarak algilanmistir. Bizi sasirtan durum ise, bugün ayni Danimarka makamlari Türk konsoloslugu ile isbirligi icerisinde burada yasayan Kürtleri kriminalize etmeye calismaktadir. Bu tutumun, Kürt sorunun cözümüne herhangi bir katki sunmadigi gibi, Türkiyede Kürtlere yönelik baski ve zulum rejimini mesrulastiracagini düsünmekteyiz.

Danimarka Kürt Isverenler Dernegi DKAF olarak, 11 Eylül saldirindan sonra form degistiren Danimarka Terör Yasasinin bugün icinde büyük muglakliklar barindirdigini düsünmekteyiz. Zira bu yasa, terör ögütü ile özgürlük hareketi arasindaki farki ortadan kaldirmaktadir. Danimarkada yasayan Kürtler ve onlarin kurumlari bugün bu terör yasasinin olumsuz sonuclarini yasamaktalar. Ilk olarak ROJ TVyi kapatarak Kürtlerin haber ve bilgi edinme hakkini sekteye ugratan bu yasa cercevesinde, Kürtlerin tüm kurumlari Al Kaide ve Taliban gibi terör örgütleri ile ayni kefeye konulmaktadir.

Yasanan bu olumuz gelismelerin Danimarkanin itibarini zedelemek disinda, burada yasayan Kürtlerin, demokratik hak ve özgürlükler konusunda öncü bir devlet olan Danimarkaya olan güvenlerini de zedeleyecektir. Danimarka Kürt Isverenler Dernegi olarak Danimarkali politikacilari, bu olumuz sonuclari olan terör yasasini gözden gecirmesini talep ediyoruz. Bu yasanin Kürtler ve özgürlükleri icin mücadele eden diger halklarin somut durumunu göz önünde bulundurmasi gerektigini düsünüyoruz. Böylesi bir tutumla, Danimarka Devleti, halen baskiya maruz kalmis bir Kürt halkinin daha fazla zulum görmesine katki sunmamis olacaktir.

Umut ediyoruz ki; Danimarka devleti bundan sonraki sürecte bir hukuk devletine yarasir sekilde hareket edecektir.

Saygilarimizla
Danimarka Kürt Isverenler Dernegi (DKAF)

Irtibat DKAF Genel Baskani Hüseyin Atceken
tlf.: 20 78 76 14