Şemdinli’de neler oluyor? – Belediye Başkanı Sedat Töre ile Röportaj

Şemdinli’de 10 gündür yaşanan bir savaş ve bu savaşa göz göre yaşanan tek taraflı kayıtsızlık kafaları karıştırmaya devam ediyor.

Devletin ısrarla açıklama yapmaktan kaçındığı, sistemin satılık kalemşörlerinin ise “orada hiç bir kayıp yok, hiç bir sorun yok” dedikleri bu durum, AKP döneminde ayyuka çıkan “gerçekleri gizleme” felsefesinin bir devamı olarak okunuyor.

Olayın tam içinden ve günlerdir gelişmeleri twitter, medya, tv’ler üzerinden aktarmaya çalışan Şemdinli Belediye Başkanı Sedat Töre, son durum hakkında kafa karışıklığını gidererek ajansımızın sorularını yanıtladı…

….

Öncelikle hala olayın hangi mevkide ve nasıl başladığını bilmeyenler için, bir tanım getirebilir misiniz?

Genel savaş alanı neresidir?

İlçemiz Şemdinli’de 23.07.2012 tarihinden bu yana HPG ve TSK arasında meydana gelen ve halen devam eden yoğun çatışmalar vardır. Çatışmalar esas itibariyle Şemdinli ilçe merkezinin 1 Km Güneyinde bulunan Goman Dağı yamaçlarından başlayarak Güney yönüne doğru 20 Km uzunlukta ve Bağlar Köyü’nün güneyinden Türkiye Irak sınırını oluşturan Hacıbey çayına kadar olan 20 Km genişlikte bir alanda yoğunlaşmıştır. Bu alan içerisinde Bağlar Köyü ve bu köye bağlı Çem, Güzelkaya, Muş, Bemlate, Rüzgarlı, Zorgeçit mezraları ile Günyazı Köyüne bağlı üç mahalleden oluşan Yiğitler mezraları bulunmaktadır. Bu mezralarda 130 hanede yaklaşık 1.000 yurttaş ikamet etmektedir.

Düşük yoğunluklu başlayan savaş, ne zaman şiddetlendi?
Bunu ilçe merkezden hissettiniz sanırım…

Esas olarak 24.07.2012 tarihinde şiddetlenen çatışmalar gün geçtikçe daha da arttı ve daha da geniş bir alana yayıldı. Çatışmalara ilişkin olarak Türk ulusal medyasında 8. güne kadar bu çatışmalara ilişkin yayın yapılmamaya özen gösterilmiş, basının ve medyanın bu konuya değinmesi alternatif ve bağımsız basın-yayın kuruluşlarının mütemadiyen konuyu işlemeleriyle mümkün olmuştur.

Canları istediğinde her an ve dakika açıklama lüksü gösteren valilerimiz malum. Hakkari valiliği yoğun sevkiyatın ve ambulans geçişlerinin olduğu bir dönemde hiç mi bir açıklama yapmadı?

Çatışmalara ilişkin olarak Hakkari Valiliği tarafından 30.07.2012 tarihinde ve 01.08.2012 tarihinde yazılı açıklama yapılarak bunda da sadece yaşamını yitiren güvenlik güçlerinin 2 kişi olduğu 10 güvenlik görevlisinin de yaralı olduğu belirtilerek çatışmaların boyutu, çatışma bölgesinde yaşayan sivil yurttaşların durumuna değinildi.

Peki köy durumları?

Fotoğraf ve görüntülere yansıyan insanlar göç halinde idi. Yaşanan göç hakkında da bilgi verebilir misiniz?

Evet, 01.08.2012 tarihi itibariyle çatışma bölgesinde yer alan Yiğitler, Çem, Zorgeçit ve Güzelkaya mezralarından 60 aile evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Bu ailelerden 31’i ilçe merkezinde bulunan akrabalarının yanına yerleşmiş diğerleri ise çatışma bölgesinden uzak olan komşu köylerde ki akrabalarının yanına sığınmıştır. Yukarıda bahsi geçen dört mezra tamamen boşaltılmıştır. Bu mezraların boşaltılması bölgede yaşanan çatışmalarda, kara çatışmalarından ziyade, bölgeye yoğun bir hava saldırısı ve bombardıman olmasından mütevellit köy içlerine füze ve topların isabet etmesi neticesinde yurttaşların can ve mal güvenliklerinin kalmamasıdır.

İlçe merkezine gelen mağdurlar hakkında bir çalışmanız oldu mu?

Evet oldu. Bu yurttaşlar ile ilgili olarak partimiz ilçe başkanlığı ve Şemdinli Belediyesi tarafından “destek masası” oluşturularak öncelikle gıda ve ilaç temini yapılmış, giysi ve diğer ihtiyaçların temini noktasında da çalışmalar devam etmektedir.

Elektrik kesintileri büyük sorun oldu bu süreçte. Ayrıca vekiller geldi ve mahaller gezilerine bile izin verilmedi.

Çatışma bölgesi 26.07.2012 tarihinden bu yana giriş ve çıkışlara kapatılmış köyle elektriksiz bir durumdadır. Çatışma bölgesine partimiz milletvekilleri Sn. Esan Canan ve Sn. Özdal Üçer’in de aralarında bulunduğu heyetler ile gidilmeye çalışılmış ve fakat çatışma bölgesine girişleri engellenmiştir.

Yine çatışmalarda yaşanan can kaybına ilişkin olarak Fırat Haber Ajansı bugüne kadar yaşamını yitiren 5 HPG gerillasının bulunduğunu açıklamıştır. Bu kişilerin cenazeleri henüz herhangi bir resmi açıklamanın konusu olmamıştır. Yapılan incelemelerde bu kişilerin cenazelerinin herhangi bir hastane veya adli tıp kurumuna götürüldüğüne dair de bir bilgiye ulaşılmamıştır. Dolayısıyla bu cenazelerin hala çatışma bölgesinde olduğu değerlendirmeleri yapılmaktadır.

Her gün devam çatışma ortamının başka yansımaları neler? Gözlemlerinizi aktarabilir misiniz?

Elbette var yeni sorunlar. Çatışmaların sebep olduğu bir diğer olumsuz durumda, çatışma bölgesinin ormanlık bir alan olması nedeniyle rastgele ve yoğun bir bombardıman yapılmasından kaynaklı ciddi orman yangınları çıkarılmakta, doğa katliamı yaşanmaktadır.

Söz konusu çatışma bölgesine giriş ve çıkışların tamamen yasaklanması ve bu çatışmanın kamuoyundan gizlenmeye çalışılması ve yine çatışma alanının fiilen boşaltılarak insansızlaştırmaya çalışılması çatışmaların önümüzdeki günlere de sarkması halinde yasak silah kullanımı dahil hukuka aykırı yöntemlerin kullanılması ihtimalini de beraberinde getirmektedir. Bu anlamda halen bölgede kalan ve yaşamını sürdüren yurttaşların dile getirdikleri en büyük kaygı bu noktada yoğunlaşmaktadır.

Çağrınız nedir?

Tüm bu aktarımlar ışığında, gerek iç kamuoyunun ve gerekse dış kamuoyunun bu duyarlılıklar noktasında harekete geçirilmesi gerek. Çatışmalar ve operasyonların durdurulmalıdır.

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz. Kolay gelsin.

Ben teşekkür ederim. Saygılarımla.

Amed News Agency