Çift dilli olmak

Yılanların dili çataldır. İki lisan konuşanlara ”çift dilli”, daha fazla lisan konuşanlara çok dilli denilmektedir. Benim üç tane dilim var. Bunlardan birisiyle konuşuyorum, diğeriyle tad alıyorum ve üçüncüsüylede sinek avlıyorum. O bir Bakelemun. Avını diliyle üç metreden vuruyor ve yutuyor. Onun dili yapışkan.

Başkasına dil uzatmak bazen gülümsemeye bazen de kavgaya yol açar. Küçükken dilimi uzattığımda, ”way ne şirin çocuk!” derlerdi, şimdi ise dayağa neden olabiliyor. Dildir bu, kemiksiz. Ağızda bulunur. Bazı insanlar tek dilli, bazıları da çift dilli oluyorlar. Bazıları da benim gibi çok dilli. Araştırmalık konu aslında bu.

Dil üzerine türküler dahi yakılmıştır: ”Aman halim yaman halim, dil uzattı bana zalim” gibi falan.

Dilden konu açılmışken aklıma kurbanda kesilen büyükbaş hayvanların dilleri geldi. Mesela kesilen bir dananın ağzında en azından bir kilo ağırlığında bir dil bulunmaktadır. Bunu iyice haşladıktan sonra ince dilimler şeklinde keserek (tabakta iyi görünmesi için) servis yapınız. Yanında pirinç pilavı veya haşlanmış sebze ile birlikte üzerine bearnisesauce dökülerek verilebilir. Siz değerli okuyucularıma elimden geldiğince arada bir yemek tarifleri neyin de vermeye çalışacağım.

Bazı insanların dili hoştur. Yani demek istediğim sohbetleri hoştur. Onlar konuşur ben dinlerim. Dinlemek de bir marifettir. Marifetli olmak zararlı değildir.

Şimdilik bye-bye!

Temo İnci