Danimarka´da iltica kamplarında yapılan açlık grevleriyle ilgili rapor

(( Böylece acının süvarileri, çaresizliğin, perişanlığın adresi oldular. Dışlanmışlığın sınırında mülteciler, ne yöne gitseler, mekan ve zamanın korkuları peşlerinde. Ufacık eşyalarını her sabah üstüste yığıp, yaşlı gözlerle ” Anne” lafını söylüyorlar; Bizi dert etme anne, biz iyiyiz, ama bekliyoruz, sadece bekliyoruz, beklemekten başka yapacak bir şey yok. Ve o hıçkırıklarını boğazlarında gizliyorlar, gözyaşları göz çukurlarında, akmasına izin vermiyorlar. Orda, burda mücadele ediyorlar, mülteciliğin karına gönüllerin buz tutmuşluğuna. Ve hala umutla bir ömür kadar uzak olan vatandan, o şehirlerden, o dumanla kaplı şehirlerden özgürlük güneşinin doğmasını bekliyorlar. Ama ne o orda güneş doğuyor, ne burada gecenin karanlığı bitiyor)))

Zor bir durumda, Ülkelerine geri gönderilme korkusu altında Bati (Suriye) ve Doğu Kürdistan(İran)´lı 18 genc, 11 gündür süresiz açlık grevindeler. Açlık grevi Danimarka´nın başkenti Kopenhagen´a bağlı Sigerslev mülteci kampında başlatılmıştır.

Bu grev Danimarka´daki mültecilerin içinde bulundukları zor şartları, uzun işlem sürelerini, davaları sonuçlanmış olmasına rağmen unutulan, durumları netlik kazanmayan mültecilerin durumlarını protetsto etmek amacıyla başlatılmıştır. Bilinmektedir ki iltica başvurusu yapan birçok Kürt genci , özellikle Suriye kökenli olan Kürtler yaklaşık 2-3 yıldır ”bekleme” durumundalar, ve davalarının durumu hakkında pek bilgileri yoktur. En büyük korkuları Danimarka mülteci bürosunun ve Danimarka polisinin onları zorla Suriye´ye geri göndermesidir.

Suriye´deki durum ortadadır. Baas rejiminin Suriyedeki halklar üzerinde nasıl bir zulüm uyguladığı muhaliflerini nasıl, ne şekilde öldürdüğünü, ortadan kaldırdığını, katliamlar yaptığını hepimiz bilmekteyiz.

Bu grevle Suriye´den gelmiş olan mültecilerin durumuna dikkat çekmek, bütün Avrupa devletlerine özelliklede

Danimarka hükümetine, Suriyeden gelen mültecileri ülkelerine zorla gönderilmemesi konusunda çağrı yapılması amaçlanmaktadır. Danimarka hükümetine çağrımız, Suriye´deki özel şartlar gözönüne alınarak, bu ülkeden gelen mültecilerin davalarının tekrar ele alınması, mültecilerin içinde bulunduğu koşulların düzeltilmesi, mültecilerin zorla Suriye´ye geri gönderilip kanlı Baas rejiminin ellerine teslim edilmemesidir.

Grevciler eylemlerinde kararlı olduklarını bildirmekte ve istekleri yerine gelene kadar grevi sonlandırmıyacaklarını bildirmektedirler. Grevciler isteklerini şu başlıklar altında sıralamaktadırlar.

-Mültecilerin zorla geri gönderilmesinin durdurulması. Sürekli böyle bir tehdit altında olmak mültecilerin psikolojini bozmaktadır.

– Iran ve Suriye´deki durumlar, bu ülkelerde uygulanan anti-demokratik, zalimane uygulamalar; İşkence, faili meçhul ölümler, idam bütün dünya tarafından bilinmektedir. Danimarka devletinin bu şartları gözönünde bulundurarak, bu 2 ülkeden gelen mültecilerin başvuru davalarını tekrardan ele alması.

– Mülteci kamplarındaki yaşam koşullarının düzeltilmesi, mültecilerin fiziksel, psikolojik rahatsızlıkları ile daha yakından ilgilenilmesi.

Grevciler ayrıca bütün sivil toplum kuruluşlarına eylemlerine destek vermeleri, isteklerinin yerine getirilmesi, içinde bulundukları şartların düzeltilmesi konusunda Danimarka hükümetine çağrı yapmaları ricasında bulunmaktadırlar. Grevciler ayrıca Danimarka´da bulunan Kürt kuruluş ve partilerinden eylemlerine destek vermelerini seslerini duyurmada yardımcı olmalarını ummaktadırlar.

Bugüne kadar bazı Kürt kurum ve kuruluşları; PYD´den bir temsilci, Danimarka Kürt Halk Meclisinden bir temsilci, Danimarka-Kürt Kültür Merkezinde bir temsilci, Iran-Kürdistan demokrasi partisinden bir temsilci, jiyan.dk internet sitesinden bir muhabir, ayrıca Danimarka Suriye halkına destek komitesi adına bir heyet, bazı Danimarkalı gazete ve televizyonların gönderdikleri muhabirler ve bunun yanında birçok yurtsever şahsiyet grevcilerin ziyaretine gelmişlerdir.

Diger bazı kamplarda da açlık grevi eylemleri başlatılmıştı (Hanstholm, Bogos) fakat bu kamplarda görevlilerin zorlamaları sonucunda eylemler bırakılmak zorunda kalınmıştır.

Rapor: Ehmedê Yûsif – Denmark