19 MAYIS UFUK URAS- LEVENT TÜZEL ‘’SEN DE BİR SES ÇIKAR!’’PANELİ

Halkların Demokratik Kongresi Genel Meclis Üyesi Ufuk Uras; toplumsal muhalefetin tüm renklerini bir araya getiren HDK oluşumunun alternatif olarak üretilmesi gerektiğine işaret etti . Devlet merkezli siyaset geleneğinden toplum ve birey merkezli siyaset geleneğine geçmek gerektiğini belirterek; siyasette kendi adımlarımızı güncelleştirerek, başkasının zihniyetini değiştirmek yerine, kendi zihniyetimizi değiştirmemiz gerektiğine vurgu yaptı.
Güncel solun sorunlarında da; tepeden inme siyasetin bırakılması gerektiğine işaret eden Uras, asıl devrimci tutumun kalıpları kırmaya yönelik olduğuna dikkat çekti. ‘’Hastaya sürekli prospektüs okuyarak iyileştirmek mümkün olmuyor. Toplumu yukarıdan aşağıya şekillendirmek yerine, kalıp kırıcı siyasetler önem kazanıyor. Sorun şudur: Burjuvaziden birşey öğrenecek miyiz? Hegemonyayı nasıl kıracağız?’’ dedi.
Ufuk Uras, daha çok yol katetmemiz gerektiğini; 1 Mayıs’ta solun tüm renklerinin yığınsal biçimde toplanmasına karşın, ondan bir hafta sonra Ermeni Katliamının protestosuna ancak 2000 kişinin toplanmış olduğuna dikkat çekti.
Daha sonra söz alan İstanbul Milletvekili, HDK Kurucu Meclis Üyesi A. Levent Tüzel, Türkiye ve Ortadoğuda’ki gelişmelere değindikten sonra, HDK’nin kuruluşu, çalışmaları ve amaçları üzerinde yoğunlaştı. Kürtlerin, emekçilerin, kadınların, çevrecilerin, LGSD’lerin HDK içinde düzene karşı birleşerek, savaşımı yükselterek AKP iktidarına karşı ciddi bir alternatif oluşturduklarını vurguladı. Türkiye genelinde kutlanan Newrozda, 8 Martta ve 1 Mayıs etkinliklerinde tüm ezilen kesimlerin birlikte alanlara çıktıklarına dikkat çekti. Devletin Newroz yasaklamalarına karşı sadece Kürtlerin değil, Kürtlerin yanında mücadele eden emek hareketinin de yer aldığını belirtti.
Levent Tüzel; Tek Dil, Tek Din, Tek Vatan sloganlarıyla ülkeyi halklar cehennemine çeviren AKP iktidarının Türk-İslam senteziyle herkesi asimile etmeye kalkıştığını ve bu politikalara karşı koyacak tek gücün HDK olduğunu söyledi.
AKP’nin aradan 5 aya yakın süre geçmesine rağmen, sorumlusunun AKP Hükümeti ve Erdoğan olduğunu vurgulayan Tüzel, Roboski Katliamı’nın hesabını vermek yerine Kürt hareketine saldırdığını belirtti. AKP iktidarının emrindeki ‘’Özel Yetkili Mahkemeler’’Terörle Mücadele Yasasını bir testere gibi çalıştırarak tüm mühaliflerin sesinin kısılmaya çalışıldığı, başta BDP il, ilçe yöneticileri olmak üzere toplu tutuklamalar yoluna gidildiğini anlatmıştır. Bu saldırılardan sadece Kürtler değil; işçilerin, öğrencilerin de nasibini aldığını belirtti.
Tüzel, bu iktidarın yeni anayasa ile Kürt Halkının haklarının anayasa çerçevesinde güvence altına alınacağına dair samimiyetin görülmediğini ve kasıtlı başkanlık tartışmalarının gündeme taşındığı üzerinde durdu.Kürt Halkının anadilde eğitim, demokratik özerklik gibi taleplerine cevap vermeyen bir anayasanın ülkenin sorunlarının çözümüne ve demokratikleşmeye katkıda bulunmayacağını anlattı.
Tüzel; Kürt Halkının, Alevilerin, Zazaların uğradığı katliamların aydınlatılması gerektiğini, Başbakan’ın CHP’yi köşeye sıkıştırmak için Dersim Katliamı’nı bilinçli gündeme taşıdığını, aynı zamanda binlerce Seyit Rıza’yı cezaevlerine doldurarak yüzleşme derdinde olmadığını gösterdiğini belirtti.
Katılımcılardan gelen soru- cevaplarla panel sona ererken, katılan dernek ve örgütlerin hep birlikte çalışma, ses çıkarma istekleri panele damgasını vurdu.
Kaynak: Nâzım Hikmet Kültür Dernegi