Emeğini özgürlüğü ve halkarın kardeşliği için 1 mayıs-ta birlik ve direnişi güçlendirelim

Öncelikle 1 Mayıs şehitleri başta olmak üzere, tüm emek, özgürlük ve demokrasi mücadelesi şehitlerini saygıyla anıyor, anılarına emeğin özgürlük mücadelesini daha da yükselteceğimiz sözünü yineliyoruz.

Emekçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ı, bu yıl, halk olarak tarihsel bir süreçte karşılıyoruz. Özellikle bölgemiz Ortadoğu’da kapitalist modernite unsurlarının, ulus devlet politikası başta olmak üzere derinliğine bir çıkmaza girdiği bu dönemde, Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın, 13 yıldır amansız şartlar altında tutulduğu İmralı Zindan koşullarında geliştirdiği kapitalist modernite çözümlemesi ve sunmuş olduğu demokratik modernite temelindeki ahlaki ve politik toplum çözümü, Kürdistan’da büyük bir gelişme göstermiş ve aynı zamanda bölgedeki diğer tüm emekçilerin ve genelde insanlığın sorunlarının da çözüm gücü olarak, büyük bir umut yaratmakta ve emeğin özgürlük mücadelesini, her zamankinden fazla başarıya ulaştırmanın zengin imkanlarını ortaya koymaktadır.

Bundan dolayıdır ki, başta emekçiler olmak üzere Kürt halkı üzerinde sömürgeci egemenliğini sürdürmek isteyen devletler ile bölgesel ve uluslararası düzeydeki işbirlikçi ve destekçileri sermaye-iktidar güçleri, Sayın Öcalan’ı ve önderlik ettiği Kürt özgürlük mücadelesiyle halk tabanını topyekün baskı, saldırı ve imhanın hedefi yapmışlardır. Bu yüzden 13 yılı aşkındır ağır fiziki ve psikolojik işkence altında tek kişilik ada cezaevinde tutulan Sayın Öcalan’la her türlü ilişkilenme, son 9 aydır tamamen kesilmiş durumdadır. Yine emek, özgürlük ve demokrasi mücadelesi veren binlerce Kürt siyasetçi, akademisyen, avukat, gazeteci vb. Gözaltı ve tutuklama kıskancına alınmıştır. Kürt coğrafyası havadan ve karadan bombalanmakta, aralarında çocuk, genç, kadın ve yaşlı sivillerin de bulunduğu onlarca Kürt katledilmektedir. Yine çok yönlü olarak Kürt halkı ve özgürlük mücadelesine karşı özel/psikolojik savaş kampanyası yürütülmektedir. En tehlikelisi, Kürt halkına yönelik bu soykırım uygulamaları karşısında görmedim/duymadım/bilmiyorum diyerek üç maymunları oynayan uluslararası kurum ve güçlerin, bununla yetinmeyerek, sözkonusu devlet terörünü cesaretlendirip destekleyen tavırlarıdır. Bu durum, Kürdistan ve Türkiye cezaevleriyle, Fransa’nın Strasbourg kentinde günlerce bedenlerini açlığa yatıran, emekçi, demokrat Kürt siyasetçilerinin yaşamlarının tehdit altında olmasına rağmen, başta Avrupa Konseyi ve bağlı İşkenceyi Önleme Komitesi/CPT olmak üzere ilgili kurumların, vurdumduymaz tavrında, çok net bir şekilde kendini göstermiştir.

Tüm bunlar bize çok çarpıcı bir şekilde şunu göstermektedir; Kürt emekçileri karşısında maskesi iyice düşen kapitalist modernitenin yaşadığı siyasi, ahlaki, ekonomik, ekolojik, kültürel ve cinsiyet alanındaki kriz ve kaosuna karşı birlik ve topyekün direnişi geliştirmekten başka yol yoktur. Bu konuda yaşanacak her erteleme ve yetersiz yaklaşım insani değerlerden çok şey alıp götürecek, kapitalist modernitenin egemenliğini daha da derinlemesine geliştirmesine yol açacaktır. Kaldı ki halihazırda, halkımızın ve birlikte yaşadığımız tüm halkların emek, demokrasi ve özgürlük güçlerinin Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözümü için attığı tek taraflı adımlara ve çağrılara rağmen, başta AKP hükümetinin yönettiği Türkiye olmak üzere, tüm sömürgeci, iktidarcı ve kapitalist sermaya güçlerinin, halkımızı hedef alan bu saldırıları, daha da yoğunlaştıracağı gerçeği ortadadır. Sömürünün, baskının ve zulmün daha da geliştirileceği anlamına gelen bu duruma karşı, tüm ezilen, ötekileştirilen, sömürülen kesimlerin her zamankinden daha fazla birlik, dayanışma ve örgütlü mücadelelerini yükseltmeleri gerekir.
Bundan hareketle, Kürdistan ve tüm Ortadoğu’da olduğu gibi, Avrupa’da Kürt halkının emekçileri ve demokratik ulusal kurumları olarak, 2012 1 Mayıs’ını Kürt sorununun barışçıl demokratik çözümü, ‘Öcalan’a Özgürlük-Kürt halkına siyasal statü’ ve ‘Edi bes e-An azadi an azadi’ şiarı temelinde, tüm dünya emekçilerinin özgürleşmesi  çerçevesinde karşılamaktayız.

Bir kez daha halkımızın ve dünya emekçilerinin 1 Mayıs’ını kutlarken, Avrupa’da bulunduğumuz tüm alanlarda, 1 Mayıs Dünya Emekçiler Günü’nde başta kadınlar ve gençler olmak üzere bütün emekçileri, aydınları, demokratik kurumları, sivil toplum örgütlerini, halklarımızın demokrasi ve barış mücadelesini yükseltmeye, Kürt halkı üzerindeki  faşist saldırı politikaları karşısında birlik ve ortak mücadeleye çağırıyoruz.

FEY-KURD (SAMMENSLUTNINGEN AF KURDISKE FORENINGER I DANMARK)